Söyleşiler 7 dk okuma

Zamanı Aşan Ülkü: 21. Yüzyılda Turancılığı ve Kimlik Şuurunu Konuşmak

Söyleşi Mehmet Buğra Soylu Konya Turancı Dernekler Birliği Başkanı

Kayseri Tomarza'dan Selçuklu payitahtı Konya’ya uzanan fikir yolculuğunda köklü bir kimlik şuurunu barındıran Konya Turancı Dernekler Başkanı Mehmet Buğra Soylu ile Türk dünyasının dünü, bugünü ve geleceği üzerine ufuk açıcı bir söyleşi gerçekleştirdik. Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonundan ilham alan entelektüel kırılma noktalarını, romantik bir idealin ötesinde rasyonel bir "dilde, fikirde, işte birlik" tasavvurunu ve küreselleşmenin tek tipleştirici baskısına karşı yürütülen kültürel mücadeleyi konuştuğumuz bu hasbihal, okurlara rehber niteliğinde köklü bir tarih ve kimlik şuuru sunuyor.

Zamanı Aşan Ülkü: 21. Yüzyılda Turancılığı ve Kimlik Şuurunu Konuşmak kapak fotoğrafı
Yazı boyutu

SoruKendinizi kısaca tanıtabilir misiniz? Çocukluğunuzdan bugüne, kimliğinizin ve fikri altyapınızın oluştuğu çevreyi bizlere nasıl anlatırsınız?

Cevap

Adım Mehmet Buğra, soyadım Soylu. Balkan göçmeni ve Türk milliyetçisi bir ailede, Kayseri'nin Tomarza ilçesinde doğdum. Kimliğimin oluşmasındaki sebeplerden birisi; ailemin ve sosyal çevremizin Türk milliyetçisi yapıda olmasıdır.

SoruFikir dünyanızın şekillenmesinde, Turancılık ve Türk dünyası ülküsüne yönelmenizde hayatınızdaki en büyük kırılma noktası veya ilham kaynağı neydi?

Cevap

Fikir dünyamın şekillenmesi; yaşadığımız toplumsal olaylar, büyüklerimizin Turancılığı ve Türklüğü bize anlatmasındaki en büyük etken oldu. En büyük kırılma noktası; büyümeye başladığımız, aklımızın erdiği, Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü anlamaya başladığımız zaman olmuştur.

SoruSizin gözünüzde geçmişteki klasik/romantik Turan algısı ile 21. yüzyılın dünyasındaki kültürel ve sosyolojik gerçekler arasında nasıl bir fark var?

Cevap

Geçmişte düşünülen klasik/romantik Turan idealizmi, toprak bütünlüğünü kapsayan anlayışla kurulmuştur. Günümüzdeki Turan idealizmi ise fikir büyüklerimizden olan Yusuf Akçura'nın "dilde, fikirde, işte birlik" idealizmi ile geçerli olabilir düşüncesindeyim.

SoruKonya, Selçuklu’nun payitahtı ve muazzam bir tarihi derinliğe sahip. Konya’nın bu köklü geçmişi ve kültürel dokusu, sizin fikir dünyanıza nasıl bir zemin hazırladı?

Cevap

Konya'nın benim fikir dünyamın oluşmasında çok büyük bir katkısı olmuştur. Türklerin kurduğu imparatorlukların birinin başkentinde yaşamak, elbette ki insana Türklük bilinci konusunda değer katıyor. Kendim de bir Balkan göçmeni olarak Anadolu'dan Balkanlara geldiğimiz yerin de Konya ve çevresi olması; aslında bulunduğumuz coğrafyaya geri geldiğimizi ve hissiyatımızı güçlendirdiğimizi hissettiriyor. O yüzden Konya benim ata topraklarım ve bu topraklarda kendimi daha güçlü hissediyorum.

SoruTarihsel sürece baktığımızda, Turancılık fikrinin II. Meşrutiyet dönemindeki doğuş sancıları ile Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki yankılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevap

II. Meşrutiyet dönemi; bence Türkçülük akımı ve Turancılık ülküsünün fikir temellerinin atıldığı, devamında Başbuğ Atatürk'ün Türk milletinin kurtuluşuna öncülük ederek bizleri hürriyetine kavuşturduğu bir süreç olmuştur. Bugün bizler bu ideallerin peşinden koşuyor isek atalarımızın fedakarlığına borçluyuz.

SoruSultan Galiyev’in Doğu Birliği tasavvuru, Enver Paşa’nın Türkistan mücadelesi ve Atatürk’ün dil-tarih hamleleri... Bu farklı tarihsel çizgiler sizce aynı idealin farklı renkleri midir?

Cevap

Sultan Galiyev haricinde düşünebilirim; bence hiçbir Türk'ün ideallerinde başka milletlerin görüşü ve düşüncesi olmamalıdır. Dünyada üç büyük ulus vardır; benim kanaatimce bunların arasındaki en büyük ulus olan yüce Türk ulusu, başka ulusların düşüncelerine kapılmamalıdır. Türk, sadece ve sadece kendi milletinin çıkarlarını düşünen birisi olabilir.

SoruKonya Turancı Dernekler Birliği tam olarak ne zaman, hangi ihtiyaçtan doğdu? Derneğin temel kuruluş misyonunu ve vizyonunu bizimle paylaşır mısınız?

Cevap

Derneğin temel kuruluş misyonunu ve vizyonunu bizimle paylaşır mısınız?
Konya Turancı Dernekler Birliği, 2025 yılının aralık ayında kurulmuştur. Dernek; günümüz siyasetine yön vermek, siyasi partileri ve Türk milletini milli ve manevi görevlerde bir araya getirmek, bir araya getirdiğimiz insanlara Türkçülük ve Turancılık idealizmini anlatmak ve öğretmek amacıyla kurulmuştur. Aynı zamanda ülke gündeminde yaşanan olaylara "Türk gözüyle" bakmak, yanlış gördüğümüz konulara da ses çıkarmak ve gerektiğinde müdahale etmek için kurulmuştur. Derneğimizin misyonu ve vizyonu; geleceğe daha bilinçli ve donanımlı nesiller yetiştirmektir.

SoruŞu an dernek çatısı altında Konya genelinde ne tür çalışmalar yapılıyor? Sahada aktif olarak yürüttüğünüz en önemli faaliyetler ve projeler nelerdir?

Cevap

Dernek çatısı altında yürüttüğümüz çalışmalar arasında seminerler, stant çalışmaları ve sosyal faaliyetler bulunmakta. Bunların arasında kültür gezileri, kamplar, sportif faaliyetler ve bilgilendirici seminerler bulunmakta. Bizleri sosyal medya hesaplarımızdan takip ederek sizler de bizlerle beraber yol yürüyüp toplumsal olaylara, kötü gidişata "dur" diyebilirsiniz.

SoruGeçmişten günümüze Türk milliyetçiliği fikrinin geçirdiği ideolojik dönüşümleri düşündüğünüzde, bugünün Turancılık hareketinin entelektüel zemini sizce yeterince güçlü mü?

Cevap

Milliyetçilik akımı ilk olarak Fransız İhtilali ile Balkan devletlerinde yayılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu fazlaca etnik kökene, Müslim ve gayrimüslim halka sahipti. Birden fazla tebaaya sahip olan imparatorluklar zayıflamaya ve yıkılmaya mecburdurlar. Milliyetçilik akımının etkisiyle Osmanlı İmparatorluğu'nu bir arada tutmak için İslamcılık, Osmanlıcılık, Türkçülük gibi akımlar ortaya çıkmıştır. Ziya Gökalp, Yusuf Akçura gibi ideologlar Türk milliyetçiliğinin fikir babası olmuş ve fikirleriyle cumhuriyetin fikri altyapısının kurulmasını sağlamıştır. Türkçülük, benim bakış açımdan evrimleşemez bir gerçektir. Türk ancak ve ancak Türkçü olmak zorunda. Türkçülük, entelektüel zemini güçlü bir düşünce lakin geliştirilmesi ve daha fazla insana ulaşması gereken bir amaç, bir hedef.

SoruTürk dünyasının birleşmesinde ve ortak bir şuur oluşturulmasında sizce en temel lokomotif nedir? Kültür mü, dil mi, yoksa ortak tarih bilinci mi?

Cevap

Türk dünyasının birleşmesi, benim düşünceme göre dilde, fikirde ve işte birliktelikle olabilir. Bunun üzerine kültürel etkinliklerin devamlı bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Türk milletinin birliğini temel lokomotif olarak düşünürsek bu, kültür birlikteliği ile insanları kaynaştırmaktan geçebilir.

SoruKüreselleşmenin ve popüler kültürün dünyayı tek tipleştirdiği bu çağda, Türk gençliğine kendi öz kimliğini ve tarih şuurunu kaybettirmemek için nasıl bir yol izlenmeli?

Cevap

Küreselleşmenin insanları tek tip yaptığı çağda bizlerin; milletimize dilimizi, tarihimizi, kültürümüzü anlatarak onları belirli sosyal faaliyetler kapsamında birleştirmemizle olacağı düşüncesindeyim.

SoruTürk dünyasının zengin mitolojisi, destanları ve ortak ritüelleri, modern çağın insanına ne söylüyor? Bunları günümüze ne kadar taşıyabiliyoruz?

Cevap

Türk dünyasının zengin mitolojisi ve destanları, insanlara aslında özüne dönmeyi ve bir Türk'ün hayata nasıl bir bakış açısıyla bakması gerektiğini söylüyor. Bunları günümüze eskisinden daha fazla şekilde taşıdığımızı düşünüyorum. "Nasıl taşıyacağız?" sorusuna gelince, yine söylediğim gibi insanları daha fazla sosyal etkinliklere davet etmemiz gerekiyor.

SoruBugün toplumda "Turancılık" ideolojisine dair var olan en büyük yanılgı veya ön yargı sizce nedir? Bu kavramın doğru anlaşılması için nasıl bir dil kurulmalı?

Cevap

Aslında bu, üzerine fazlaca konuşulması ve düşünülmesi gereken bir konu. Turancılık ideolojisine dair en büyük yanılgı, bence bunun bir toprak bütünlüğü olarak düşünülmesi. Turan devletleri toprak bütünlüğü olmadan da birleşebilir. Bu kavramın daha net anlaşılması için Batı Türklerinin, yani bizlerin, Orta Asya'daki Türk halklarının düşüncelerini de dinlemesi gerektiğini düşünüyorum; dilde, fikirde, işte birlik.

SoruKonya gibi büyük bir şehirde, farklı Türk coğrafyalarından gelmiş soydaşlarımızla yerel halk arasındaki kültürel bağları ve köprüleri güçlendirmek adına neler yapılabilir?

Cevap

Konya gibi büyük bir şehirde, farklı Türk coğrafyalarından gelmiş soydaşlarımızla yerel halk arasındaki kültürel bağları ve köprüleri güçlendirmek adına neler yapılabilir?

SoruFikirsel birikimi topluma aktarmak önemli bir sorumluluk. Dernek olarak bu birikimi Konya halkına ve özellikle gençlere ulaştırmak için nasıl bir yöntem izliyorsunuz?

Cevap

Fikirsel birikimimizi topluma anlatmak için derneğimizin bünyesinde bulunan öğretmenlerimizden, üniversitelerde bulunan profesörlerden, fikir adamlarından ve öğretim üyelerinden destek alarak seminerler ve sohbetler düzenliyoruz. Gerektiği vakitte köy köy, kasaba kasaba gezerek insanlara anlatma yöntemini kullanıyoruz, kullanacağız. Gençlere ulaşmak bizlerin ellerinde; onların gönüllerine dokunacağız ve onlara daha yaşanabilir bir hayatın olduğunu, bunun da bizlerin ellerinden geçtiğini anlatacağız.

SoruDijital çağın içindeyiz; sosyal medya, e-dergiler, dijital yayıncılık... Sizce fikir hareketleri bu yeni nesil iletişim araçlarını entelektüel derinliği kaybetmeden ne kadar efektif kullanabiliyor?

Cevap

Dijital çağın içerisinde sosyal medya, e-dergi ve dijital yayıncılık; insanların fikirlerini sunması, bu fikirleri insanlara ulaştırması bakımından çok önemli bir yere sahip. Bence yeterli bir şekilde kullanılıyor lakin yalanların ve yanlış düşüncelerin de önüne geçilmesi kanaatindeyim. Yayıncılığın tarafsız ve müdahale edilemez bir hale gelmesi gerekiyor. Milletin değil, şahısların çıkarlarına ve menfaatlerine olan her şey zararlıdır, durdurulması gerekir.

SoruGeçmişte kahvehaneler, ocaklar ve dergiler etrafında şekillenen o yoğun entelektüel tartışma ve mektep kültürü, bugün yerini neye bıraktı? Kültürel üretkenlik açısından bir tıkanma yaşanıyor mu?

Cevap

Geçmişteki o kahvehane ve ocak kültürü yerini sosyal medyaya bıraktı. Küreselleşmenin etkisiyle insanlar tek tip hâle geldi. İnsanın düşüncelerini sadece sosyal medyadan iletmesi; toplumun kaynaşmamasını, kültürel ve fikirsel birlikteliği elbette ki çok fazla etkiliyor. Bunun yanı sıra toplum üzerinde, insanların birbirlerine olan tahammülünü de azaltıyor. Entelektüel birikimi geliştirecek ve insanlara temas edecek kişiler bizler olmalıyız. Kültürel üretkenliği artırmak için Turancı Dernekler Birliği gerekli çalışmalar adına elinden geleni her zaman yapacaktır.

SoruGünümüzde geleneksel sanatlarımıza, Türk harsının ve kimliğinin parçası olan ritüellere dönme çabasını nasıl yorumluyorsunuz? Bu bir öze dönüş hareketi mi, yoksa dönemsel bir ilgi mi?

Cevap

Bence bu ritüeller toplumumuz için çok önemli bir yere sahip ve yaşatılması gereken kültürel bir kalıtımdır. Toplumumuzda tekrardan bu ritüelleri görmek bizleri fazlasıyla mutlu ediyor. Türk, Türk'ün nasıl bir kişilik olduğunu bilmeli. Bundan yüzyıllar önce nasıl yaşadığını bilmeli; tarihini ve kültürünü hayatının önemli bir yerine koymalı ve ona göre yaşamalıdır.

SoruBu fikrin ve kimliğin mücadelesini vermiş biri olarak, geriye dönüp baktığınızda kazandığınız en büyük tecrübe, cebinizde kalan en değerli öğreti ne oldu?

Cevap

Bu mücadelenin bana katmış olduğu en değerli tecrübe ve öğreti; hiçbir zaman pes etmemeyi ve amacımız ne olursa olsun başarmamız gerektiğini öğretmesi oldu. Türk milletinin çıkarları her şeyin üstündedir.

SoruSöyleşimizi sonlandırırken; bir abi, bir başkan olarak, bu söyleşiyi okuyan kişiye bırakacağınız en hayati nasihat ne olurdu?

Cevap

Arkadaşlar, umutsuz durum yoktur, umutsuz insan vardır. Bizlerin, Türk ulusunun bir bireyi olarak atalarımızdan kalan mirası korurken hiçbir zaman umutsuzlanmaya hakkımız yok. Türk evladı, Başbuğ Atatürk'ün dediği gibi: "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur." Esen kal.

Yazar

Niyazi Çiftçi

Çağ Dergisinin genel yayın yönetmenliğini yürütmekteyim.

İlgi alanları: Tarih, Spor, Kültür, Sanat

Profili Gör

Çağ Dergi · Okur Etkileşimi

Okur Mührü

Beğendiğin ve değerli bulduğun bu yazıyı desteklemek için okur mührünü bırak.

Bu yazıyı 0 okur mühürledi.

Keşfet

Okuyabileceğiniz Diğer Yazılar

Müzik

Duman - Bal Hikayesi

Bu yazımda, Duman grubunun bir dönem çokça konuşulmuş ve unutulmamış "Bal" şarkısının arkasındaki trajik hikayesini kaleme aldım. Kaan Tangöze'nin, büyük bir aşkla bağlı olduğu Ahu Paşakay'ın kaybıyla yaşadığı yıkımı ve bu şarkıyı sahnede yıllar sonra yalnızca bir kez, kollarını gökyüzüne açarak söyleyişini anlattım. Ayrıca eserin "Delibal" filmiyle popüler kültüre nasıl yeniden dahil olduğunu inceleyerek, yarım kalmış bir aşkın ve sessiz bir vedanın gölgesini okura hissettirmek istedim.

Editörün Önerdikleri

Okurların İlgisini Çeken Yazılar

Söyleşiler

Zihindeki Engelleri Kaldırmak: Başarının Engelsiz Hali

Serebral Palsi ile geçen bir ömür, fizyoterapist koltuğunda çekilen acılar ve o acılardan doğan demirden bir irade... 27 yaşındaki Said Abdülkerim, sadece ağırlıkları değil, zihinlerdeki "yapamaz, korunmalı" denilen o kalın duvarları da yerle bir ediyor. "Engelsiz Fitness" vizyonuyla Türkiye’deki spor salonlarının altyapı eksikliklerine ve ön yargılara meydan okuyan Abdülkerim; bağımsızlığın, disiplinin ve gerçek motivasyonun anatomisini Çağ dergisine anlatıyor. Aşırı korumacı ailelerden sosyal medyanın olumsuz seslerine kadar her şeye kendi özgün tarzıyla meydan okuyan bu samimi ve sert röportaj, içinizdeki sınırları yeniden sorgulatacak. Çünkü onun da dediği gibi: "Hedef varsa engel yok!"

Kitap İncelemeleri

Franz Kafka: Aforizmalar

Bu yazımda, Franz Kafka'nın klasik bir olay örgüsünden ziyade insanın trajik yalnızlığını anlattığı "Aforizmalar" eserini inceledim. Yazarın Tanrı ve evrenle olan sorunlu ilişkisini ele alarak okuru gözlemci olmaktan çıkarıp "Kafkaesk" dünyaya dahil etmek istedim.

Yorumlar

Henüz yorum yok.
Bu yazıda bir hata mı buldunuz? Editöre bildirin

Tespit ettiğiniz yazım, bilgi veya kaynak hatasını gerekçesiyle yazın. Bildiriminiz doğrudan editör paneline iletilir.