Asırlık Devlet ve Cumhuriyet Bilinci

Türk milletinin özgürlük uğruna verdiği eşsiz mücadeleyle kurulan Cumhuriyet, geçmişten geleceğe taşınması gereken en kıymetli miraslarımızdan biridir. Bu yazı, bağımsızlık ruhunu, Cumhuriyetin hangi fedakârlıklarla kurulduğunu ve onu yaşatma sorumluluğunun Türk gençliğine düştüğünü vurgularken, birlik, adalet ve özgürlük değerlerinin önemini hatırlatıyor.

Okuma seçenekleri
Yazı boyutu
Türk tarih boyunca özgürlüğüne bağlı yaşamıştır. Yeri geldiğinde özgürlüğü için 40 kişi ile saray basmıştır. Ya istiklal ya ölüm sözü de bunu en iyi şekilde açıklar nitelikte.

Tarih tekerrürden ibaret olacak ki yine bundan bir asır önce bir devlet batmış, yeni bir devlet doğmuş güneşin ardında.

Ordudan büyük bir adam çıkmış, halk seferber olmuş. Yaşlı, kadın, çocuk fark etmeksizin istiklali ve istikbali için canından vazgeçmiş milyonlarca insan.

Aslında ironiktir: Bir halk özgür olmak için canını veriyor. Hiç sizin olmayacak, hiç göremeyeceğiniz bir şeyin uğruna ölüyorsunuz. Bu vatan aşkı dillere destan olmayı, kitaplara konu olmayı ve insanlığa örnek olmayı hak ediyor.

Cumhuriyeti kurmak küçük bedellerle olabilecek bir şey değildi zaten ama Türk halkı azmi ve iradesi sayesinde, cesareti ve vatan aşkı sayesinde cumhuriyeti kurdu ve bir asırdır sürüyor.

Kolay kurulmadığı gibi kolay yıkılamaz elbette. Yine her zamanki ruh ve mücadele ile canlar verilir, kanlar dökülür.

Savaşın iyi bir şey olduğu taraftarı değilim fakat dünya düzeni, işleyiş şekli bu yönde. Umarım bir gün bunu değiştirebiliriz. Zaten cumhuriyetin amaçlarından biri de bu değil midir: Din, dil, ırk fark etmeden aynı toplum içinde özgürce yaşamak.

Umarım Türk gençliği olarak cumhuriyeti sürdürebiliriz. Bizim için en önemli şeylerden, en kıymetli hazinelerden biridir cumhuriyet. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi: Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak olan sizlersiniz.

Belli dönemlerde yönetimle, ekonomiyle, adaletle ilgili sorunlar, genel olarak devletin geleceğini ve bekasını etkileyecek sorunlar çıkabilir ama bu gibi durumlarda yine görev Türk gençliğine düşüyor.

Gençliğe Hitabe'deki gibi: Ey Türk istikbalinin evladı, işte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır.

Unutmayın, muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Yazar

Mahmut Sami Akkuş

Esenlikler! 2006 doğumluyum ve şu sıralar Selçuk Üniversitesi'nde Dış Ticaret 2. sınıf öğrencisi olarak uluslararası ticaretin mutfağını öğreniyorum. Dünyanın nasıl döndüğünü anlamak benim için bir tutku; bu yüzden zamanımın önemli bir kısmını tarih okumalarına ve güncel siyaset analizlerine ayırıyorum. Geçmişin olaylarıyla bugünün küresel ekonomisi arasındaki bağları keşfetmek bana yeni ufuklar açıyor. Tabii hayat sadece ekonomi ve politikadan ibaret değil; sıkı bir futbol takipçisiyim. Sahadaki strateji, rekabet ve takım ruhu, hayata ve iş dünyasına bakış açımı da besliyor. Kısacası; geçmişi okuyan, bugünü analiz eden ve geleceğin ticaret dünyasında sağlam bir yer edinmeye hazırlanan bir Türk genciyim.

İlgi alanları: Siyaset , Futbol , Tarih

Profili Gör

Okur Mührü

Beğendiğin ve değerli bulduğun bu yazıyı desteklemek için okur mührünü bırak.

Bu yazıyı 0 okur mühürledi.

Keşfet

Okuyabileceğiniz Diğer Yazılar

Tarih

Lütuf Değil, Zafer!

Hürriyetiyle yaşamış ve hürriyeti için canı pahasına mücadele eden gözü kara Türk neferleri, ecdadından emanet aldığı yurdunu daima koruyacaktır. Cehalete karşı her alanda mücadele edecek ve hürriyetine sahip çıkacaktır.

Editörün Önerdikleri

Okurların İlgisini Çeken Yazılar

Söyleşiler

Zamanı Aşan Ülkü: 21. Yüzyılda Turancılığı ve Kimlik Şuurunu Konuşmak

Kayseri Tomarza'dan Selçuklu payitahtı Konya’ya uzanan fikir yolculuğunda köklü bir kimlik şuurunu barındıran Konya Turancı Dernekler Başkanı Mehmet Buğra Soylu ile Türk dünyasının dünü, bugünü ve geleceği üzerine ufuk açıcı bir söyleşi gerçekleştirdik. Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonundan ilham alan entelektüel kırılma noktalarını, romantik bir idealin ötesinde rasyonel bir "dilde, fikirde, işte birlik" tasavvurunu ve küreselleşmenin tek tipleştirici baskısına karşı yürütülen kültürel mücadeleyi konuştuğumuz bu hasbihal, okurlara rehber niteliğinde köklü bir tarih ve kimlik şuuru sunuyor.

Film ve Dizi İncelemeleri

Son Akşam Yemeği

29 Ekim öncesi Çankaya köşkünde yaşananları halk ve siyasilerin gözünden aktaran 'Son Akşam Yemeği' filminin incelemesi.

Yorumlar

Henüz yorum yok.
Bu yazıda bir hata mı buldunuz? Editöre bildirin

Tespit ettiğiniz yazım, bilgi veya kaynak hatasını gerekçesiyle yazın. Bildiriminiz doğrudan editör paneline iletilir.